Ateşli Çocuklarda Yapılması Gerekenler

Halk arasında yaygınlaşan yanlış sağlık bilgileri zaman zaman istenilmeyen sonuçlara sebep oluyor. Uzmanlar, özellikle yüksek ateşli çocuklara aspirin vermenin yanlışlığına dikkat çekiyor.

Uzmanlar; yüksek ateşli çocuğun üzerindeki fazla giysileri çıkartarak az ve gevşek giysiler giydirip, ateşinin düşmesine yardımcı olunmasını tavsiye ediyor. Uzmanlar, yüksek ateşte vücudun daha fazla sıvıya ihtiyaç duyması nedeniyle, bol miktarda sıvı verilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Gemlik Muammer Ağım Devlet Hastanesi Çocuk SaÄŸlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Artar, yüksek ateÅŸ sebebiyle titreyen çocukların üzerinin örtülmesinin yanlış olduÄŸunu söyledi. Halk arasında yapılan yanlış uygulamaların zaman zaman ölümle sonuçlandığına dikkat çeken Dr. Artar, “Zaten çocuk ateÅŸten titriyor. anne-babalar da titryen çocukların üzerini örtüyor. Bu son derece yanlış bir yöntem. Çocuklardaki yüksek ateÅŸ ılık suyla ( 29-32 derece) duÅŸ veya ıslak bezlerle pansuman yapabilirsiniz. Ancak zaten ateÅŸi yüksek olan çocuÄŸun üzerinin örtülmesi havale geçirmesine sebep olabilir. Özellikle 3 ay 5 yaÅŸ arası çocuklarda yüksek ateÅŸ havaleyÅŸe sebep olabilir. Yüksek ateÅŸli çocukların üzerinin örtülmesi havale riskini beraberinde getiriyor.” dedi.

Uz. Dr. Artar, yüksek ateÅŸli çocukların tedavisinde yanlış bilinen bir baÅŸka uygulamanın ise aspirinle vücudun silinmesi ve aspirin verilmesi olduÄŸunu kaydetti. Yüksek ateÅŸli çocuklara verilen asprinlerin ‘REYE’ denilen sendroma sebep olduÄŸunu dile getiren Dr. Artar, şöyle devam etti:

“Özellikle viral enfeksiyonlarda yüksek ateÅŸli çocuÄŸu aspirinli suyla silmek, bebek aspirini vermek son derece yanlıştır. Yüksek ateÅŸli çocuklara bilinçsizce aspirini ağızdan vermek veya vücudunu silmek yoluyla vermek yapılan büyük hatadır. AteÅŸli çocuklarda yapılan bazı basit iÅŸlemler ateÅŸin düşürülmesinde çok yardımcı olurken, bazı yanlış uygulamalar da tedavinin uygun olarak yapılmasını engellemektedir. Alkol ve sirke ile vücudu silmek, üşüyebilir korkusu ile giysilerini çıkartmamak veya daha çok giydirmek. Çok sıcak veya soÄŸuk içecekler vermek.Yanlış ateÅŸ düşürücü kullanmak, aşırı dozda veya düşük dozda ilaç kullanmak ve uygun aralıklarda ateÅŸ düşürücü kullanmamak gibi davranışlardan kaçınmak gerekiyor. AteÅŸli çocuklarda ve özellikle bebeklerde aÅŸağıdaki belirtilerden bir veya birkaçı ateÅŸe eÅŸlik ediyorsa zaman kaybetmeden bir doktora baÅŸvurulmalıdır.”

CİHAN

Uyku Hastalığı

Uyku hastalığı İnsanın kanında Trypanozoma Gambiense ve Trypanozoma Rhodesiense türlerinin parazitlenmesiyle meydana gelen bir hastalık. Hastalığın yayılması ve bulaşması Tse-Tse sineği vasıtasıyla olur. Akut ve müzmin olarak ilerleyebilir. Akut halde yüksek ateş, adenit, deride kırmızı döküntüler ve geçici ödemler olur; müzmin halde ise parazit beyne yerleştiğinden meningo-ensefalit, meningo-miyelit sonucu sinir dokusunun hücre yıkımıyla şuurunun kaybolması ve ilerleyen koma ile ölüm meydana gelir.

Belirtileri: Uyku hastalığı düzensiz ateş, özellikle boyun arka hattındaki lenf bezlerinde şişme, deride kırmızı döküntüler ve ağrılı lokalize ödemle karakterizedir. Titreme, başağrısı, havale geçirme gibi merkezi sinir sistemi belirtileri daha sonra gelişir ve koma ile ölüme götürür. Trypanozoma Rhodesiense ile olan hastalık diğer tipe göre daha ciddi ve öldürücü seyreder.

Teşhis: Hastalığın teşhisi tripanozomların görülmesine bağlıdır. Hastalığın erken devresinde parazitler periferik kandan yapılan yaymada veya büyümüş lenf bezinden alınan sıvıda görülürler. Hastalığın ilerlemiş safhasında parazit sadece beyin omurilik sıvısında bulunur.

Korunma: Uyku hastalığına karşı korunmada aşağıdaki metodlar vardır:

a) Bulaşma kaynağı olan enfekte kişileri tarama muayeneleriyle ortaya çıkararak tedavi etmek.

b) Trypanozoma Rhodesiense’de enfeksiyonunun tabiat nidalitesini sürdüren yabani hayvanlarla savaÅŸmak.

c) Tripanozomların vektörleri olan Tse-Tse sinekleriyle kalıcı insektisidler vasıtasıyla geniş ölçüde ve sürekli olarak savaşmak.

d) İnsanlarda koruyucu olarak ilaç uygulamak (Kemoterapi).

Tedavi: Gambiense tipinde erken safhada pentamidin kullanılabilir. Pentamidin 10 gün süreyle 4 mgr/kg/gün olarak adeleye zerk edilir. Rhodesiense tipindeki hastalıkta ise erken safhada Suramin damar içine tatbik edilir.

Melarsoprol diğer ilaçlara göre çok toksiktir, fakat her iki tip hastalığa da bütün safhalarda etkilidir. Hastada hafif veya orta derecede sinir tutulması olduğunda bu ilaç 2-3 gün müddetle 3,6 mgr/kg/gün damar içine verilir. Bu ilacın meydana getirdiği arsenik zehirlenmesi neticesi sindirim sisteminde, böbreklerde ve sinir sisteminde çeşitli arızalar olabilir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Diş ağrılarının nedenleri

Diş Ağrısı Nasıl Geçer Tedavisi: Genellikle gece başlayan ve nabız atışı gibi zonklama tarzı ağrılar, pulpa kaynaklıdırlar. Diş ağrısı; dişin çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer nedenlerden kaynaklanmaktadır. Diş ağrısı , neredeyse her insanın hayatının bir veya birden fazla döneminde şikayet ettiği bir rahatsızlıktır. Genel kanı, diş ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu nedenle dayanılmaz hale gelinceye kadar diş hekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca yine ayni kanı nedeniyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı çeşitlerinden biridir. Diş Ağrılarının Nedenleri Diş çürükleri ve diş abseleri Diş minesinin aşınması Dişeti hastalıkları Gömülü Dişler Sinüzit gibi ağız dışı hastalıklar sıralanabilir.Diş ağrıları nedenleri arasında en sık görülen diş çürükleridir. Toplumun %97’sinde diş çürüklerine rastlanmaktadır. Bu durum özellikle kötü veya yetersiz ağız hijyeninden kaynaklanmaktadır. Ağız içine yerleşen bakteriler şekerli ve unlu yiyecek kalıntıları ile asit oluştururlar ve bu da dişin koruyucu tabakasını zayıflatarak çürüklere neden olur.

Diş ağrıları genellikle zonklama şeklinde ve oldukça rahatsız edici olarak duyulur. Ağrı gittikçe şiddetlenir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Özellikle abse gibi iltihabi bir durum varsa dışarıdan farkedilecek kadar şişliklere neden olabilir. Sıcak – soğuk hassasiyeti ve dişe bastırınca hassasiyet artar. Dişlerde minik kırılmalar görülebilmektedir.

Diş ağrısı başladığında vakit kaybetmeden bir diş hekimine gitmekte fayda vardır. Zira diş ağrısı nedenlerinden de anlaşılacağı gibi , ağrı kendi kendine geçme özelliği genellikle göstermez ve tedavi gerektirir.

Diş Ağrısı Tedavisi

Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.
Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olacaktır.
Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.
Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.
Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır; ancak, bu işlemi yaparken eugenol fazla kullanılarak diş etine sızmasına neden olunmamalıdır. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.
Bir an önce dişhekimine başvurulmalıdır

*Sitenin Tüm Hakları Saklıdır.
*Sitenin Kullanımından , Paylaşılan Herhangi Bir Belge,Döküman vs Doğabilcek Yanlış Bilgi ve Hasarlardan
Sitemiz ve Yazarlarımız Sorumlu Tutulamaz.
*İndirilen Dosya,Döküman ve Belgeleriniz Önce Virüs Taramasından Geçirmeniz Önemle Rica Olunur.
*Yorumlar Yazar ve Yönetici Tarafından Onaylanıp Daha Sonra Yayınlanmaktadır.

Rss Feed Tweeter button Facebook button